24 Mart 2015 Salı

ALTAY DÜŞERKEN




                 Görünen o ki artık bir    alt ligdeyiz... Menemen Stadında oynanan Bugsaş maçı ile Semavi ile,Mikail ile,Tahir ile ne kadar ümitli başlamıştık oysa sezona...

          Olaya tüm yönleri ve tüm tarafları ile baktığımızda aslında herkesin kendine göre haklı elle tutulur bir gerekçesi olduğu sonucunada varıyor insan.Öyle ki şu satırları yazdığım sırada nette klubün tesislerinin basılıp mallarına zarar verildiğine dair haberler vardı sosyal medyada.Öyle ya çok zenginiz ki ne olacak iki üç camın lafımı olur...
          İnsan düşünüyor şimdi ne yazsak,düşmemizi teknik analizlere mi bağlasak,futbolcu performanslarına mı bağlasak,stadsızlığa mı bağlasak,bu kadar taraftarı olan bir klubün scoutsızlığına mı bağlasak,sistemin acımasızlığına mı bağlasak neye bağlasak bilemedim.Yıl olmuş 2015 hala eşrafta zengin diye bilinen üç beş kişinin vereceği iki kuruşun eline bakıyor koca klub.Aslında şu son cümlem gidişatla ne derece alakasız olduysa bu yazıda öyle alakasız olacak gibi çünkü yazdıkça sinirleniyor kontrolü kaybediyor insan.
           Yönetim açısından bana göre tek hata özellikle hoca konusudaki yanlış tercihlerdir.Klubün çok içinde olan biri değilim ama sanki hoca işinde de hatır gönül işleri oldu gibi.Burdaki hatır gönül işleri eş dosttan ziyade kimsenin gelmek istemediği bir yere binbir nazla birilerini getirtmek. Bana göre taraftarda dahil pek çok sorumlusu var bu işin ancak inanın Altay yazmaya başladığımdan beri pek çok kez olduğu gibi yine içimden çok da fazla yazmak istemiyorum. Halbuki kafamda bu yazı kurgulardan işin teknik yönlerinede gireceğimi,tek tek oyuncu performanslarını değerlendireceğimi vs planlıyordum ama olmuyor işte.
            Sezona dair son sözüm sanırım bir sezonu Ramazan hoca ile yolları ayırdığımızda sallantıya bıraktık,Mesut hocayı gönderdiğimizde hepten kaybettik.
Sosyal medyada bundan sonrası için pek çok seneryo var,İzmirspor,Kocaelispor,Sakaryaspor,Vefa,İstanbulspor,Sarıyer,Zeytinburnuspor vs vs gibi pek çok örnekte olduğu gibi kaybolup gideceğimizden dem vuranda var Göztepe modeli tüm değerleri bir yana bırakacağımızdan dem vuranda. Kendi adıma tablo net değil.Neler olur bilemiyorum.
          Maraş mağlubiyeti sonrası hemen Pazartesi önümüzdeki sezonun programına başlıyoruz,hocasını oyuncularını hazırlıyoruz,düştüğümüz yerden kalkacağız tarzı bir açıklama olsa eh diyeceğiz ama ülke futbolunda nerde görülmüş böylesi.Şimdi yine kulüp karışacak,kavga gürültü toz duman arasından adam akıllı biri gelebilirse gelecek gelemezse ki mevcut platformda kimi bekliyorsak aynen aynı tas aynı hamam devam edecek. Mali bilançoya hiç girmedim bile çünkü işin o tarafı apayrı bir konu.Klubü daha zor günler bekliyor görünen o.Peki biz ne yapacağız,biz maçlara gitmeye elimizden geldiğince devam edeceğiz lig ne olursa olsun.Ama klup kendi değerlerini satmaya kalkarsa o zaman bizi en azından beni ve bu küçü bloğuda kaybedecek bu kadar basit.Basit derken bile insanın ne derece içinin acıdığını gerçek Altaylılar anlayabiliyordur eminim...Sezona dair oyuna dair başka yazarmıyım bilmiyorum velhasıl kelam Altayımız umarım bu zor günlerden bu karanlık günlerden bir şekilde kurtulur...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder